Defne Sabunu
defne sabunu , suyla birleştiğinde temizlemede kullanılan maddelerden tarih boyunca katı kalıp olarak kullanılan ama koyu sıvı şekilde de olabilen anionic yüzey aktif madde olan yağ asidi tuzlarına verilen addır. Sabunun temizleyici etkisi, suyu çeken ince bir tabaka ile yağ parçacıklarını sarabilme yeteneğinden doğar. Evlerde kullanılan sabunlar, doğada bulunan bitkisel ve hayvani yağlardan hidroliz yolu ile elde edilen yağ asidi tuzlarıdır. Serbest halde bulunan karboksilli asitlerden de çeşitli sabunlar yapılabilir. Sentetik temizleme maddelerinin kullanıldığı 1930 senesinden itibaren aynı manada kullanılan sabun ve deterjan kavramları birbirinden ayrılmıştır. Sabun, temizleme amacı yanında kozmetik, losyon, krem, sprey, ilaç yapımında kullanılır. Endüstride boya, plastik döküm, metal çekme işlerinde, sentetik kauçuk ve plastiklerin birçok türünün imalatında, su geçirmez tekstil üretiminde, metallerin paslanmasını önleyici yardımcı malzeme olarak birçok alanda kullanılmaktadır.Pompeii'de (M.S.79) sabun benzeri malzemelerin üretildiği bir fabrika rapor edilmiştir. Lakin, bu bazı sabunumsu minarel malzemelerin kalıntılarından kaynaklanan bir yanlış yorumlamadır.Bu malzemeler, büyük ihtimalle textillerin temizlendiği Fullonica'daki sabuntaşlarıdır. Malesef bu hata geniş ölçüde tekrarlanmaktadır ve sabunun tarihiyle ilgili kitaplarda sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak antik Romalı'lar sabunun temizleme özelliğinden haberdar değillerdi ve kiri ve teri vücutlarından uzaklaştırmak için strigil kullanıyorlardı. "soap"(ing. soap, tur. sabun, Latin sapo) kelimesi Avrupa dillerinde ilk olarak Büyük Plinius (Yaşlı Pilinus, Gaius Plinius Secundus)'un Historia Naturalis, adlı eserinde geçmektedir. Bu eserde Plinius donyağı ve kül kullanırak sabun yapıldığını yazmıştır. Lakin; Galyalı ve Alman erkeklerinin hanımları etkilemek için saçlarına biryantin olarak sürdüklerinden, kötülüyerek bahseder. Bazı yörelerde sabun kelimesinin (ing. soap) antik Romalıların kurbanlarını kestikleri "Mount Sapo" (Sapo Dağı) kelimesinden geldiğinden bahsedilir. Yağmur donyağı ve odun külü karışımı dağdan Tiber nehrinin killi toprağına sürüklediği anlatılır. Sonra kadınlar bu sabunla kıyafetlerin çok daha rahat temizlendiğini fark etmişlerdir. Sapo Dağı'nın yeri ve varlığı bilinmemektedir, ve sabunun üretilmesi de bu antik Roma efsanesini uzantısı olarak sonradan üretilmiştir. Latince sapo kelimesi (ingilize soap, türkçe sabun), Keltçe ya da Almanaca'dan latinceye geçmiştir ve latince sebum "donyağı" kelimesiyle etimolojik olarak aynı kökten gelir. Romalılar kestikleri hayvanların yenilecek yağ ve etlerinin hemen hepsini aldıktan sonra işe yaramayan kemik ve diğer kısımlarının tanrıları için yakarlardı. Antik dünyada kurban edilen hayvanlar, sabun oluşması için gerekli olan miktarda yağı içermemektedirler. Sapo Dağı efsanesi büyük ihtimalle apokrifaldir. Galen kostik sodanın kullanıldığı bir sabun yapımından ve bunun vücuttaki ve kıyafetlerdeki kirden kurtulmak için kullanıldığından bahseder. Galen'e göre en iyi sabunların Almanlar, en iyi ikinci sabunların da Galyalılar tarafından yapıldığından bahsetmiştir. Bu Roma tarinde gerçek sabundan bahsedilen ilk belgedir.
sabunumuz hatay'da üretildiğinden dolayı hatay defne sabunu adını almıştır.